18 Ekim 2015 Pazar

Türkçüyüm Derseniz Ayrımcılık Yapmış Olursunuz

Reis-i Cumhurumuz Tayyip Erdoğan bilmem kaçıncı muhtarlar toplantısında nutuk atarken şöyle bir cümle kullandı; "Türk'üm diyebilirsin bu senin en tabii hakkın ama Türkçüyüm dersen ayrımcılık yapmış olursun."

Reis-i Cumhur'a öncelikle bize Türkiye'de Türk'üm deme hakkını bahşettiği için minnettarız. Gelelim Türkçülük, ayrımcılık meselesine; Türkçülük ayrımcı bir fikir değil, aksine bütünleştirici milli bir düşüncedir. Türkçüler olarak Adalar denizinden, Altayların ötesine kadar olan bölgedeki bütün Türk dünyasını birleştirmek istiyoruz.

Asıl ayrımcılık insanları din, mezhep gibi tamamen vicdan meselesi olan suni kavramlar üzerinden sınıflandırmaktır.

Türkleri kendi içinde ayrıştıran her düşünce Türklüğün aleyhinedir ve bilinçli şekilde yapılan art niyetli bir harekettir. Kendini Türklüğe ait hissetmeyip; soysuzluk, vatansızlık, başka bir millete bağlılık veyahut "dünya vatandaşlığı" davası güden şuursuzlar dışındaki her Türk, Türk birliği ülküsünü gütmelidir. Burada parola: "Bütün Türkler bir ordu, katılmayan kaçaktır." sözüdür.

Bu davaların dışında, Türkiye'de kalabalık bir kitle toplamayı başaran bir de İslam birliği davası vardır. Bu dava dinlerin ve din adamlarının egemen olduğu çağlarda bile gerçekleşememiştir. Araya bu kadar ihanet ve düşmanlık girdikten sonra da asla gerçekleşmeyecektir, zira Türkiye'deki müslümanlar dışında bu davayı güden bir İslam devleti de bulunmamaktadır. Bunu yüzlerce milyonluk arapların hepi topu 10-15 milyon olan yahudilere karşı hem din, hem soy kardeşleri olan Filistinlilerle birlik olmamalarından anlayabiliyoruz. Aynı araplar Mart ayında -çıkarları olduğu için- 10 ülkeden oluşan koalisyon kurarak yine müslüman olan Yemen'i vurmuşlardı...

Gaspıralı İsmail'in; "Türklüğün düşmanı çoktur ama Türklüğü savunanın düşmanı daha çoktur." sözünden de bildiğimiz üzere düşmanlarımız hep çok olacaktır. Sokaktaki adamdan, Reis-i Cumhur'a kadar milyonlarca düşmanımız var. İslam birlikçisi dediğimiz "Yeşil Komünistler" ve sınır düşmanı(!) "Kızıl Komünistler" nihai amaçları dışında birbirlerinden pek farklı değiller.(Ancak nihai amaçlarının Türkiye'yi ve Türklüğü ortadan kaldırmak olmasına dayanarak, nihai amaçlarının da bir olduğunu söylemek çok da yanlış olmaz...)

Türkçülüğün bu kadar çok düşmanı olması Türkçüleri gerileten değil aksine motive eden ve ilerleten bir şeydir. Atsız Beğ'in vasiyetinin son cümlesine uyarak Türkçüler "bu kadar çok düşmanla çarpışmak için iyi hazırlanmalıdır."

Bugün televizyonda boy gösteren gazeteci-yazarlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin gençliğini yetiştiren(!) profesör ve öğretim görevlileri ve "aydın" diye nitelenen vatan hainlerinin, Türkiye'nin içinde bulunduğu ihanet çemberinden cesaret alıp; "demokratikleşme" diyerek pis zihniyetlerini kusmalarını, "çağdaşlaşma" diye zırvalayarak hainliğe çanak tutmalarını tarih unutmayacaktır.

Çağdaş bir fikir olduğunu öne sürerek "sınırların kalkması gerekiyor" diye komünizm propagandası yapanlarla, Milliyetçiliğin gerici bir fikir olduğunu söyleyenler aynı kişilerdir. Kürtler anadillerini konuşabilmeli diyenlerle, -yine çağdaşlaşma zırvalığını kullanarak- Türklere anadilini unutturmak isteyenler aynı kişilerdir. Türkiye adını ırkçı bulanlarla, Türkiye'nin doğusuna kürdistan adını takan samimiyetsiz aşağılıklar aynı kişilerdir. Tüm bu hainlerle mücadele edecek, Türkçülük ülküsünü benimseyen şuurlu Türk çocukları; gördükleri her hainlik karşısında içlerindeki milli kini daha da büyütecek, daha donanımlı şekilde vatan hainlerinin karşısında durmaya devam edecektir.

Nejdet Sançar'ın dediği gibi: "Türk Milliyetçiliği, bir avuç namerdin kahpeliğiyle kökü kazınabilecek bir fikir değildir." Her ne kadar soysuzluğu savunmak moda olsa ve milyonlarca taraftar bulsa da, dünya üzerinde milletler var oldukça Milliyetçilik de var olacaktır. Türkçüler, yabancı kaynaklı hiçbir fikri benimsemediği için Milliyetçiliğin dışarıdan gelen bir fikir olduğunu öne sürenler de çıkmaktadır. Fransız devrimiyle milliyetçiliğin sadece adı konmuştur. 14. yüzyılda yaşamış olan Başbuğ Emir Timurlenk'in; "Türklüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır!" sözü açık bir milliyetçilik ve Türkçülük örneğidir.

Her şeye rağmen Türkçülük yükselmeye devam etmektedir. Bir şeyin başarıya ulaşması için onun dürüstlüğe, yüksek bir ahlaka ve gerçek bir imana dayanması gerekmektedir. Bir iman ve irade işi olan Türkçülüğün içinde imanı zayıf, karakteri düşük olanların işi yoktur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

adı yok

Sevenin nazarında sebepsiz bir şey yoktur Söz gelimi, savaşlar bitiyorsa bir yerlerde Bir sevilenin gülümsemesinin kelebek etkisidir Kanımca...