-Daha kaç kişiye kötülük yapmam gerekiyor? Kendime yaptıklarım yetmezmiş gibi daha kaç iyi kalbi kıracağım? Kaç insan daha kurban edilecek bu bilinmezliğe? Bunca şey yaptıktan sonra nasıl kötü biri olmadığımı iddia edebilirim?
-Yapacaksın!
-Tamam ama nereye kadar?
-Ben bitti diyene kadar!
-Neden peki? Neden bunu yapmak zorundayım? Beni buna zorlayan ne, vazgeçemez miyim?
-Vazgeçemezsin çünkü beni seviyorsun!
-Neden seni seviyorum?
-Sevmenin nedeni yoktur. Önce seversin sonra sevdiğin şeyin güzel yanlarını ararsın.
-Peki yalvarırım söyle, sen de bir gün beni sevecek misin?
-Bunu söylersem bir hindibadan hiçbir farkın kalmaz. Fırtına atlatmış bir hindiba gibi dımdızlak kalırsın.
-Öyle kalayım ben de, ne olacak?! Bir hindiba her zaman hindiba değil mi sanki?
-Sen hiç yapraksız bir çiçeğin sevildiğini gördün mü?
-Ben seviyorum. Onun bir gün tekrardan açacağını biliyorum çünkü. Ben onun her şeye rağmen geleceği noktayı biliyorum ve o noktaya gelene kadarki bütün sürecini seviyorum...
-Sen ve senin gibi bir avuç insan sevebilir ancak bunu. Sen sevmek için geldin bu hayata.
-Ya sen?! Sen de sevenlere eziyet etmek için mi geldin?
-Ha ha ha! Hayır, ben senin sınavın olarak geldim. Bu kadar mızmızlanacaksan gidebilirim. Sen de bu sınavı geçemeyen milyonlarca insandan biri olup hayatına devam edersin.
-Hayır, hayır dur! Mızmızlanmıyorum, seni ölene kadar sevmeye devam edeceğim. Ben sadece başkalarına kötülük yapmak istemiyorum.
-Neden yaptın peki?
-Ben, onu da seni sevdiğim gibi sevebilirim sandım. Yanılmışım, aptallıkmış bu! Zaten bunu daha önce öğretmiştin bana sen, tamamen benim aptallığım. İnsan sadece bir kere bu kadar sevebilirmiş. Biliyordum, biliyordum öğretmiştin.
-Ben bir şey yapmadım. Kendi kendine öğrendin onu da. Sen iyi bir sevgi öğrencisisin ve iyi gidiyorsun. Son yaptığın öğrendiklerini pekiştirmek adına da iyi oldu senin için. Eminim bu hatayı bir daha yapmayacaksın.
-Yapmayacağım! İtiraf etmek gerekirse kendimi biraz kaptırmıştım. Sanırım sen de bunu farketmiş olacaksın ki bu zamana kadar beni uzaktan izlerken kendini bana göstermek zorunda kaldın.
-Ben zorunda kalarak hiçbir şey yapmam bunu en iyi sen biliyorsun! Bir şey bildiğim de yoktu ayrıca. Bu iyi öğrenciler için Sevgi Tanrısının gösterdiği bir mucizedir.
-O zaman ben de Sevgi Peygamberi mi oluyorum? Bak bu hoşuma gitti işte.
-Ha ha ha! Hayır, Sevgi Peygamberi olabilmek için henüz yolun çok başındasın. Yunus Peygamberin hikayesini bilmez misin? Yunus Peygamber, otuzüç yıl boyunca Tanrı için çalışıp sadece iki kişiyi ikna edebildiği için isyan etmiş ve öfkeyle kaçıp bir gemiye binmişti. Tanrı ona denizin ortasındayken bir fırtına yollayıp mucizesini göstermiş ve o da hatasını anlayıp tövbe etmişti. Sen de Tanrının gösterdiği mucizelerden ders alanlardan ol.