8 Eylül 2018 Cumartesi

Çaresizlik

Tam olarak nereden başlayacağımı bilmiyorum. Tasvir etmeye çalışayım, felaketlere şahitlik etmiş bir çocuk düşünün. 5 yaşında bir çocuk. O çocuk gibi hissiz ve suskun ama korkak değil, aksine cesur. Bu çocuk 5 yaşında ama bir bilge kadar düşünceli bakışları var. Korkutucu derecede donuk. Bu çocuk, neredeyse her gece, uykusunun en derin ve en huzurlu anında çığlık sesleriyle uyanıyor. Yatağında doğruluyor ve çoğunlukla sarhoş gelen babasının annesine bağırışlarını ve annesinin ağlama seslerini dinleyerek karanlığa bakıyor. Elleriyle yorganı sıkıyor ve dişlerini de aynı şekilde, istemsiz. Gözleri karanlığa alıştığı için, sonsuz huzuru temsil eden uçsuz bucaksız bir bozkırdaki ahşaptan evi, yemyeşil otları ve sıcak güneşi içeren karşı duvardaki çizdiği resmi görebiliyor gözünden akan iki damla yaş nedeniyle biraz bulanık olsa da... Acı eşiği onlarca kez aşılmış bu çocuğun. Fiziksel değil zihinsel acı eşiği. O yüzden böyle donuk bakışları var, o yüzden yorganı ve dişlerini sıkıyor. Gözyaşları da üzüntü veya korkudan değil, sinirden dolayı akıyor yanaklarından tişörtünün üzerine doğru. Ürkütücü derecede düşünceli bakışları, en zor anda, vermesi gereken kararı düşünen bir kurmay kadar da kararlılık içeriyor. Kaşlarını çatıp -sadece kendisinin ve Allah'ın duyacabileceği bir ses tonuyla- "ben babam gibi olmayacağım" diyor nispeten azalmış olan bağırış ve annesinin ağlama seslerini dinlerken. Biraz zaman geçtikten sonra, artık yalnızca, her zamanki gibi sızmış olan babasının horlama sesini duyuyor. Bu o çocuk için huzur dolu bir ses. Aslında bu değil huzur dolu olan şey. Annesinin ağlamasının kesilmiş olması ama bunu anlayacak yaşta değil henüz. Tekrardan başını yastığa koyuyor ve horlama seslerini de duymuyor artık. Duyduğu tek şey kafasının içindeki çınlama. Bu ses eşliğinde uykuya dalıyor. Çok şükür bugün de bitti.

İşte böyle bir huzursuzluk.

Hiç çaresiz kaldınız mı? Ama harbi çaresiz. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

adı yok

Sevenin nazarında sebepsiz bir şey yoktur Söz gelimi, savaşlar bitiyorsa bir yerlerde Bir sevilenin gülümsemesinin kelebek etkisidir Kanımca...